Mısır'ın güneyinde, Nil Nehri'nin doğu kıyısında Antik gizeme sahip bir şehirdir. MÖ 11. ve 16. yüzyıllarda firavunların başkenti olan antik Thebes'in bulunduğu yerdedir. Bugünün şehri, hayatta kalan 2 büyük eseri çevrelemektedir; zarif görüntüsü ile “Luxor Tapınağı” ve onun kuzeyindeki yapımı neredeyse 2000 yıl süren “Karnak Tapınağı”. Şehrin en önemli yapısı olan “Krallar ve Kraliçeler Vadisi”'nin kraliyet mezarları ise nehrin batı yakasındadır.

Luxor için dünyanın en büyük açık hava müzesi demek mümkündür. Bu olağanüstü yeri tanımak ve keşfetmek için en iyi yol Nil Nehri üzerinde yapılacak bir gemi turudur. Nefes kesen güzellikte manzara ve tarihi anıtlara sahiptir.  Modern şehir ve batı nehir nekropolü arasında akan Nil, esrarengiz Theban’ın esintileri ile çevrelenmiştir. Yapacağınız bir seyahatte Karnak ve Luksor tapınaklarından batı yakasındaki birçok mezar ve tapınağa kadar tarihi ve kültürel zenginliğe doyarsınız.

Antik çağlarda efsanevi olan Thebes'in zenginliği ve gücü, 18. yüzyılın sonlarından itibaren Batılı gezginleri cezbetmeye başlamıştır. Her ne kadar Mısır düşünüldüğünde akla gelen ilk şey Piramitler olsa da, antik dünyanın gerçek mücevheri Luxor’dur. Her yıl Ekim ve Nisan ayları arasında düzenlenen Antik Mısır ve Gizemli Nil Nehri Turlarından birinde Luxor’u ziyaret ederek kendinizi, tanrılar ve firavunlar, tapınaklar ve mezarlar, efsaneler ve altın hazineler dönemine geri götürebilirsiniz.